Andropoz Nedir? Belirtileri ve Tedavisi Nasıl Olur?

Andropoz nedir?
Dr. A. Özgür: Yaşlanmaya bağlı olarak testosteronun yani erkeklik hormonunun kandaki seviyesinin azalmasıdır. Halk arasında bu duruma erkek menopozu deniyor. Fakat yaşlanan erkeklerde cinsel fonksiyonlarda meydana gelen azalma, kadınların menopoz sonrasında yaşadıkları durumla bire bir aynı değildir. Cinsel fonksiyonlardaki azalma erkeklerde kademeli, yavaş, ilerleyici biçimde oluşur. Bu durum kişiden kişiye farklılık göstermesi ile birlikte kadınların tersine erkeklerde dölleyebilme yeteneği azalmış olsa da devam etmektedir.
Erkeklerin Cinsel Hayatı, Yaşlanmayla Nasıl Bir Değişime Uğrar?
Dr. A. Özgür: Cinsel fonksiyonlardaki azalma yaşlanmanın doğal bir sonucudur fakat cinsel sorunlar yaşlılık döneminde ortaya çıkan hastalıklara veya bunların tedavilerine bağlı olarak meydana gelme ihtimali vardır. Yaşlanmayla birlikte erkeklik hormonunda düşüş ve cinsel istekte azalma gerçekleşir. Buna ek olarak cinsel ilgide de dereceli bir düşüş gözlenir. Ancak bu ilgi tamamen kaybolmaz; pek çok yaşlı erkekte hafif-orta derecede cinsel ilgi devam eder. Aynca cinsel ilişki sıklığında da yaşla birlikte belirgin bir azalma gözlemlenir.
Yaşlılık Nedeniyle Sertleşme Problemi Sık Görülür mü?
Dr. A. Özgür: 65 yaş üstü erkeklerde yaklaşık 25% oranında sertleşme problemleri görülür. Cinsel performansla ilgili endişeler ve cinsel becerideki azalmanın yanında huzursuzluk, kızgınlık, içe kapanma, boşanma, eşin ölümü, sağlık problemleri de sertleşme güçlüğüne yol açabiliyor.

Erkeklik Hormonunun Azalması Neye Yol Açar?

Dr. A. Özgür: Yaşlanmayla birlikte doğal olarak ortaya çıkan hormon düzeylerindeki, sinir ve damar yapılarındaki değişikliklerin etkisiyle cinsel fonksiyonlarda birtakım değişiklikler olur. Testosteronun çok büyük miktarı erkek yumurtalıklarında yapılır. Bu üretim beyin içerisinde bulunan bazı merkezler tarafından çeşitli hormonlar aracılığıyla sürekli kontrol altında tutulur. Yaşlanmayla birlikte cinsel istekteki azalma, testislerin işlevindeki ve testosteronun kandaki seviyesindeki azalmayla ilişkilidir. Ek olarak kanda bulunan hormonların azalması sinirsel uyarılma yollarında çeşitli değişliklere sebep olur ve bunun sonucunda da sertleşme sorunu ortaya çıkabilir.

Andropoz Belirtileri Neler?

Dr. A. Özgür: Psikolojik olarak zihinsel yorgunluk, huzursuzluk, sinirlilik, dikkati toplamada güçlük, genel iyilik halinin bozulması, depresif ruh hali gözlenebilir. Fiziksel olarak güçsüzlük, adale hacminde ve gücünde azalma, memelerde büyüme, kıllanmada azalma ve dökülme, karın bölgesinde yağlanma artışı görülebiliyor. Aynca kişide aşırı terleme, ateş basması hissi, uyku düzeninde bozulma ve uykusuzluk hafi, çarpıntı hissi olabiliyor. Cinsel yönden istekte düşüş, sertleşebilme yetisinde azalma, ikinci sertleşme İçin gerekli olan zamanın uzaması, meni atım gücünde azalma ve meni miktannda düşüş gözlenebiliyor.
Andropoz Hangi Yaşta Başlar?
Dr. A. Özgür: Ortalama 40′lı yaşlardan sonra erkeklik hormonunda kısmen azalma dönemi başlar. Azalmanın derecesi şikayetin oluşmasında belirleyicidir. Ancak 40′lı yaşlardaki bütün erkeklerde hormonal azalma olduğu halde andropoz görülmeyebilir. Andropoz üzerinde sadece hormonal faktörler etkili değil, sosyal ve psikolojik faktörler de önemli rol oynuyor. Örneğin sertleşme sorunu başlamışsa ve iş yaşamında kendisini istediği konumda görmeyen birinde andropozun ortaya çıkışı kolaylaşır. Ya da ‘Yıllarımı kaybediyorum. Tren kaçıyor mu?’ endişesi yaşamak andropozu gündeme getirebilir.

Andropoz Nasıl Tedavi Edilir?

Dr. A. Özgür: Öncelikle yaşlanma sonucu ortaya çıkan sertleşme problemiyle şeker hastalığı, yüksek tansiyon, yüksek kan yağ oranlarına bağlı sertleşme sorununun birbirinden ayırt edilmesi gerekir. Hastalıklara bağlı ortaya çıkan sertleşme probleminde ağızdan alınan ilaçlar, vakum cihazı kullanımı, seks terapisi, penise iğne, damar cerrahileri ve mutluluk çubuğu gibi tedavi seçenekleri var. Tek başına yaşlanmayla birlikte ortaya çıkan sertleşme sorununda ise temel neden erkeklik hormonlarının azlığıdır. Bu durumda eksik olan hormon yerine konulur. Bu amaçla değişik yollarla kullanılabilen çeşitli ilaçlar mevcut ama bu grup ilaçlar metabolizma bozukluğu olanlarda, karaciğer veya kalp işlevlerinde sorun olanlarda ve prostat kanseri riski taşıyanlarda kullanımına çok dikkat edilmeli. Bu grup ilaçlar prostat kanseri gelişimine neden olmaz, ancak mevcut kanser varlığında kanserin hızlı gelişimine yol açar. Bunun haricinde günümüzde sertleşme problemi olan kişilerde istenmeyen etkileri düşük, etkili ilaçlar da mevcut.

Menopoz Döneminde Seks

BOLU’daki Abant İzzet Baysal Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Melahat Dönmez, menopoz döneminin kadının cinselliğe bakışını olumlu etkilediğini söyledi. Prof.Dr. Dönmez, “Bu dönemde hormon desteği alan kadınlarda hem psikolojik, hem de cinsel ilişki problemleri ortadan kalkmaktadır” dedi.
Prof.Dr. Melahat Dönmez, kadınlarında menopoza girme yaşının 47-49 olduğunu, yumurtalıkların yaşam süresi, menopoza ne zaman girileceğinin yumurtalık içerisindeki yumurta hücre göre ve hormon düzeylerine göre belirlendiğini anlattı. Günümüzde kadınlarımızın ortalama yaşam süresinin 75 olarak kabul edildiğine dikkat çeken Prof.Dr. Dönmez, şöyle dedi:
Menopoz yaşı 49 civarı olduğuna kalan 25-26 yılı yani kadın hayatının yaklaşık 3′te 1′i menopoz döneminde geçmektedir. Bu nedenle 25 yılı kaliteli yaşamak gerekir. Yaşam kalitemizi artırmak için çaba sarfetmeliyiz. Menopozal dönem hastalık değil, doğru ve yeterli takiplerle sağlıkla ve mutlulukla geçirilecek ikinci bahar dönemidir. Bunun için bu döneme yaklaşıldığında mutlaka bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanına giderek özellikle de ileri yaşlarda sıklığı artan ‘kötü huylu kadın’ hastalıklarından korunmak amacıyla gerekli kontrolleri yaptırmalıdır.
Menopozu, “Yaşamın ikinci baharı” kabul edip, bu dönemi çok iyi geçirmek gerektiğini söyleyen Prof.Dr. Dönmez, Bunun hayatın fizyolojik doğal dönemlerinden biri olduğunu kabullenmek, psikolojik olarak hazırlıklı olmak, hormonal değişimlerin etkilerine uyumu kolaylaştıracaktır. Bu dönemde beslenme, ailevi destek, fiziksel egzersizler, çeşitli uğraşı ve hobiler ile tıbbı yardım önemlidir diye konuştu.
Menopoz Döneminde Seks
Menopoz Döneminde Seks
Prof.Dr. Dönmez, menopoz döneminde gebelik riskinin ortadan kalkmasının kadınların cinselliğe bakışını olumlu etkilediğini açıklayarak, şöyle konuştu: “Hormonal yetersizlik sebebiyle vaginada kuruluk, ağrılı cinsel ilişkiye sebep olabilmektedir. Bu dönemde hormon desteği alan kadınlarda psikolojik, hem de cinsel ilişki problemleri ortadan kalkmaktadır. Tüm bunların yanı sıra hormonal destek uykuyu düzenlemekte ve psikolojik sıkıntılarda belirgin azalmaya sebep olmaktadır. Hormon tedavisi kadının bu döneme uyum sağlamasını kolaylaştırır. Ateş basması, terleme, vaginada kuruluk sebebiyle ortaya çıkan cinsel problemlerin giderilmesinde faydalı olduğu gibi, erken başlanması durumunda kemik erimesi sürecini de yavaşlatmaktadır. Hormon tedavisinin uyku düzeni üzerindeki olumlu etkileri, kalın bağırsak kanseri riskini azaltması, alzheimer hastalığı riskini azaltması, psikolojik durum üzerinde olumlu etki göstermesi, vajina ve idrar yollarında incelmelerin önlemesi gibi yararlı etkileri göz önünde bulundurulduğunda hormon tedavisi önerilir.”
Prof.Dr. Melahat Dönmez, kadınların menopoz döneminde kepekli ekmek, yeşil sebze, kök bitkiler, baklagiller, balık, taze meyve, beyaz et, zeytin yağı, yeşil çay, ceviz ve fındık yemelerini önerirken fiziksel aktivite ve egzersiz programları ile sağlıklı vücuda sahip olacaklarını söyledi.

Sağlıklı ve Kaliteli Seksin Sırrı ,

Menopoz dönemine giren kadınların bir kısmı bu süreci yaşlanmanın başlaması olarak görüyor. Ruhsal olarak da kadınları olumsuz etkileyen menopoz, cinsel yaşamın sonu olarak algılanabiliyor. Östrojen hormonunun azalmasıyla vajenin doğal kaygan ortamı yok oluyor ve bu durum sıkıntılı cinsel ilişkiye yol açabiliyor.
Sağlıklı ve Kaliteli Seks
Sağlıklı ve Kaliteli Seks
Mediest Cerrahi ve Medikal Estetik Center Plastik, Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Atilla Alp menopoza giren kadınlar arasında vajina estetiğine başvurma oranının arttığını belirtiyor, Operasyonla vajen duvarının altına yapılan yağ enjeksi – yonuyla hem daralma hem de kayganlık sağlanarak cinsel yaşam normale çevriliyor diyor.
Alp, vajina estetiği geçiren bir kişinin doğum yapmasında ya da cinsel ilişkiye girmesinde herhangi bir sakınca olmadığını vurguluyor. Ancak, vajina estetiği geçirmiş olanların doğum yaptıktan sonra vajina kanallarında genişleme olacağına da dikkat çekiyor. Atilla Alp “Hasta ameliyat olmadan önce doğum yapmayı düşünüyorsa ameliyatı doğumdan sonra öneriyoruz” diyor.
Temel olarak operasyonlar iki grupta toplanıyor. İlki; geçirilmiş doğum travmaları, doğum yırtıkları, doğum dikişleri sonucu doku bütünlüğünün bozulması ve vajenin özellikle cinsel ilişkiyi olumsuz etkilemesi nedeniyle yapılıyor. İkincisine; vajina ve vulva kanserlerinde, kanserli dokuları temizleme işleminde vulva ile vajen dokusunun da alınmasıyla o bölgeye yeniden cinsel işlev kazandırmak amacıyla başvuruluyor.

DİYABETLİ ÖĞRENCiLERE MÜJDE

Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ile Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Derneği, diyabetli çocukların yaşam koşullarını iyileştirmeye yönelik, Okulda Diyabet Programı’nı hayata geçirdi. Diyabet hastası çocuklar için özel uygulamaların başlatıldığı bu programla öğretmenler diyabetli çocukların okulda bakımı konusunda eğitilecek. Sanofi-Aventis’in de desteklediği proje kapsamında 650 bin öğretmen ve 16 milyon öğrenciye ulaşılacak. Geçtiğimiz günlerde The Marmara Taksim’de gerçekleştirilen tanıtım toplantısında, İstanbul’da görev yapan 250 rehber öğretmene Tip 1 diyabet konusunda eğitim verildi.